Prostat idrar kesesinin çıkışına yerleşmiş, dış idrar kanalını (üretra) saran, kestane benzeri, salgı üreten bez yapısında bir organdır. Meni içerisine salgı üreten prostat erkeklik hormonu (testosteron) varlığında yaşam boyu büyüyen bir organdır. Prostat bezi 30 yaş itibariyle mikroskobik olarak her erkekte büyümeye başlar. 50’li yaşlar civarında ise bireysel faktörlere göre değişmekle birlikte (genetik yapı, erkeklik hormonu düzeyi, beslenme alışkanlıkları) iyi huylu büyümenin bir sonucu olarak idrar kesesini tıkayıcı etkileri başlamaktadır. Prostat kanseri 50 yaş üzerindeki erkeklerde sıklıkla görülen bir kanser türüdür.
Medicana International İstanbul Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Koyuncu, prostat kanseri ve PSA ile ilgili bilgiler verdi.
Prostatın iyi huylu bu büyümesine bağlı olarak;
Prostat bezinin iyi huylu büyümesinin yanı sıra prostat hücreleri yaşla birlikte kanserleşebilmektedir. Tüm erkeklerin yaşam boyu prostat kanserine yakalanma olasılığı yaklaşık -12 olarak bildirilmektedir ve prostat kanseri erkeklerde ikinci en sık görülen kanser türüdür. Ancak erken tanı ile prostat kanserinden tamamen kurtulma ihtimali (kür şansı) diğer birçok kanserden daha yüksektir.
Prostat kanserinde erken tanısı için; ailede 1. derece akrabalarında kanser öyküsü olanlarda 45 yaş itibariyle, olmayanlarda ise 50 yaş itibariyle yılda bir kez
PSA (prostat sepsifik antijen) prostat hücrelerinden salgılanan semenin (meninin) sıvılaşmasını sağlayan bir enzimdir. Normalde prostatik kanallarda ve menide kanda bulunduğundan çok daha fazla miktarda bulunur. Fakat prostatın hücre bütünlüğünün zarar gördüğü bazı durumlarda kana geçişi artar ve kandaki değeri yükselir. Prostat kanserinde seviyesi artar. Kandaki PSA seviyenin yükselmesinin sebebi de tümöral dokuların prostat hücre bütünlüğünü bozmasıdır. PSA değerine kan örneği alınarak (kan tahlili) ile bakılır.
PSA prostat kanseri dışında, idrar yoluna sonda takılması, sistoskopi (mesanenin kameralı sistemle görüntülenmesi), boşalmanın hemen sonrası, prostat iltihabı, prostat biyopsisi alınması, prostat ameliyatları sonrası ve prostat masajı sonrası geçici de olsa yükselebilmektedir.
PSA hangi değerde olursa kanser yoktur sorusuna cevap vermek zordur. PSA değerinin 1 ng/ml nin altında olduğu çok düşük değerlerde bile %6.6 hastada prostat kanseri bulunabilmektedir ve PSA değeri arttıkça kanser görülme oranı artmaktadır. Genel olarak tüm dünyada kabul gören gerçek ise, PSA değerinin erişkin yaşta 2.5 ng/dl nin altında olmasının normal olarak kabul edilebileceğidir.
PSA değeri yüksek olarak saptandığında yaş, prostat boyutu ve PSA yüksekliğine yol açacak diğer durumlar göz önünde bulundurarak değerlendirilmesi gerektiği en önemli noktalardan bir tanesidir. Sonuç olarak her PSA yüksekliği kanser olduğu anlamına gelmediği gibi düşüklüğü de kanseri ekarte ettirmek için yetersiz kalır. Değerleri normal sınırda olan her 5 hastadan 1’inde prostat kanseri tespit edildiği unutulmamalıdır.
Bu sebeple kanserin teşhisinde PSA değeri ile birlikte parmakla prostat muayenesi gündeme gelir. Sonuç olarak, bilimsel veriler göstermektedir ki; kansere karşı erken tanı ve prostat sağlığı için her yıl düzenli kanda PSA tayini ve prostat muayenesi önermekteyiz.